Sen geldin sanmıştım, rüzgarmış.

on 23 Mayıs 2012
ve en kötüsü,
kafanı çevirdiğinde
yanında birini bulamamak.
kayıp kıtalar gibi baktık birbirimize.



Boşluktaki bütünüm.

fark ediliyor,
eksilmişsin.
yığılırken bütünlüğüm,
çeyrek bile değilmişsin.
tereddütlü kollarında
ben çoğaldıkça,
sen eksilmişsin.


Gecenin ağlatanı: Coldplay-Up in flames

So its over.
This time i know its gone.
Salt water... Tasted it too long.
I only know I was wrong.
Now i know its gone...

Up in flames, Up in flames, Up in flames.
We have slowly gone.

So its over.
This time you are flying on.
This time i know no song to stop it burn, to stop it slowly gone.

mideye dolan gözyaşlarım var. o yüzden hep tokum.

O olmasa da şarkılar var yanımda.
Bir gece daha battaniye altında, 
karın ağrılarım,
bir fotoğraf,
şarkı sözleri
ve nemli yastığımla...

Sesini duymak istiyorum.

uyumadan önce sığındığım...

on 22 Mayıs 2012
"Will you stay with me, will you be my love
Among the fields of barley
We'll forget the sun in his jealous sky
As we lie in fields of gold

See the west wind move like a lover so
Upon the fields of barley
Feel her body rise when you kiss her mouth
Among the fields of gold
I never made promises lightly
And there have been some that I've broken
But I swear in the days still left
We'll walk in fields of gold
We'll walk in fields of gold"  - Sting

kendi kendime mırıldandığım...

on 21 Mayıs 2012
"Benim küçük sevgilim, ben sana neler yaptım? 
Kızdım sayfalarca. 
Onlar bilmez, onlar bilmez... 
Yakarlar canımı, sanki yoksun gibi. 
Sanki yalanmışız gibi..." - mor ve ötesi

benim yerime tıngırdayan gitar



sözlerin tek kelimesinde bile ne diyor bilmiyorum.
ama bence: "Pişmanım, seni çok seviyorum" diyor eminim.

birer yitik savaşçı

on 20 Mayıs 2012
Tükenir mi göz yaşı,
ağlanınca bütün duygular?
Geçmiş silinmez elbet,
üstüne hep
yeni sayfalar, yeni sayfalar...
"iki yüzlü, yalancı, yüzsüz"
"çöpe emek, çöpe sevgi.."
Hadi! Topla her şeyi.
Kelimelerim de yüzsüz,
çöpe hadi!


Sürekli alıntı yapıyorum, çünkü cümle kuramıyorum.
Bütün vücudumda bir karmaşa.
Hayatım sallanıyor.
Depremler, yangınlar ve seller...
Devam etmek çok zor.

"Without you this place looks like London,
It rains every day..."



ONE

on 19 Mayıs 2012
Did I disappoint you?
Or leave a bad taste in your mouth?
You act like you never had love
And you want me to go without?

Well it's...
Too late
Tonight
To drag the past out into the light.

We're one,
But we are not the same.
Will we
Hurt each other?
Then we do it again.

-U2





All I do...

on 18 Mayıs 2012
Cry for help, cry for love.

Brain Damage


And if the cloud bursts, thunder in your ear 
You shout and no one seems to hear. 
                  -Pink Floyd.

Sustuk, Kustuk...

on 22 Nisan 2012
sus, sus, sus
hızlı hızlı
yağdı yağmur
artık kus!
kelimeler çamur






on 04 Nisan 2012


benim için yaz geldi.
on 29 Mart 2012
"bilerek
hiçbir şey
yapmıyorum"
dedi.

ne anlamalıyım,
bilemedim.

"hiçbir şeyi
bilinçli
yapmıyorum" mu?
yoksa;
"bile bile
hiçbir şey
yapmıyorum" mu?

bilemeden,
ağladım
bile bile.
I would admire the deep gravity of it, its timeless eyes. I would know you were serious. There would be a nobility then, there would be a birthday. And the knife not carve, but enter Pure and clean as the cry of a baby, And the universe slide from my side. -Sylvia Plath



on 11 Mart 2012
"Rüyalarımız bize düş kurmanın -olmayan şeylerin rüyasını görmenin- insanlığın en köklü gereksinimleri arasında olduğunu kanıtlar." - Milan Kundera (Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği)


korkma, konuş!

on 10 Mart 2012
korku yalnız kendini kanıtlar
sessizce büyür,
büyür hiç durmadan...
konuşur suskunluklar
kelimeleri titrek,
cümleleri ağır.
korku yalnızca kendini kanıtlar
biz sustukça,
onlar konuşur.
kelimeler ağır...
biz sustukça
korkular konuşur.

on 05 Mart 2012

" Close my eyes,
It begins.…
I cannot stumble here,
I am safe inside my head.
When I wake up,
I'll forget,
I'’ll come back to my mess. " - Natalie Walker
on 01 Mart 2012


Yudum yudum biriktirmişiz,
Biri çarpıp dökmüşse, 
Artık dolmuyorsa, acıtır. 
on 25 Şubat 2012
I don't quite know,
How to say
How I feel.

If I lay here,
If I just lay here,
Would you lie with me
And just forget the world?

Forget what we're told
Before we get too old.



on 09 Şubat 2012
"In dreams, emotions are overwhelming."



Saklambaç

on 03 Şubat 2012
Cesur açılışları dudaklarının,
Gülümsemeler,
Saniyelerin kaçağı
Hep saklandı, saklandı...

Kırılana kadardı her şey,
Her şey "Sobe!"

Bulutsuzluk Özlemi duyuyorum ben de.

on 22 Ocak 2012
En kolay yol çöl, en kestirme
Lakin yaşlı kahin der dur gitme
Orda taş üstünde taş
Omuz üstünde baş kalmadı

Gittik mi, gidebildik mi?
Gördüklerimiz neydi?
Büyülendik mi?
Yolun sonu neresi?
Hani kent nerede?
Göster yolu kahin çok yorgunum.
on 21 Ocak 2012
Sonsuz senliğin
sadece senleri severdi,
ayıklardı hep içimdeki beni
Değerli önceleri vardı
Bazı bazı sonralarda; ben

Sonralar hiç gelmedi.
Önceler hiç bitmedi.
Ben hep korkak,
Ben hep sonraları kalbinin.
on 20 Ocak 2012
"Yıllar var ki biz seninle bakışarak konuşuruz,
sevdalanmış kalbimizle rüyalarda buluşuruz.
Seni seviyorum ama bunları yüzyüzeyken konuşuruz."



Yüzyüzeyken Konuşuruz - Ertesi Gün from Yuzyuzeyken Konusuruz on Vimeo.

Büyülü büyüyemeyince..

Çocukken büyümek istememin nedenini çözdüm. 
İçindeki "büyü" kelimesi bana sihirli bir şeyler çağrıştırıyordu herhalde...


"Ben büyüyünce pencere önü çiçeği olmak istiyorum."


on 30 Aralık 2011
" Fear can stop you loving
     Love can stop your fear "
                                                                                                -Morcheeba






on 24 Aralık 2011



Her sihirbaz,
Biraz düzenbaz.
on 10 Aralık 2011
 Try so hard to say goodbye 
on 26 Kasım 2011
Rahat ve korkusuzca
Çekip gidebilmek vardı,
Terk edilmenin ardında.

Teoman duygulara tercüman

on 24 Kasım 2011


bir bulut saklıyor sanki akacak yaşları uykusuz gözlerimden 
çok geç olmadan dön bu yollardan
on 23 Kasım 2011
Yalnızlığın ortasında,
Sakallı adam gözleri.
Gözlerin altında,
Gecenin çapkın bakışı.
Hep o aynı aldatan adam
Her gri bulutun ortasında,
Her öğle güneşinin altında.


Boğazım tıkanır,
Küstah kahkahalarınla
Yapışır her tarafa...
Yutkunurum gitmez.
Bir kez daha,
O aldırış etmeyen
Beni boğan kahkaha
on 06 Eylül 2011
You are young and life is long and there is time to kill today.
And then one day you find ten years have got behind you.
No one told you when to run, you missed the starting gun.




Şapka Yutmuş Yavru Yılan.

on 21 Ağustos 2011
Bana biraz aklı başında gibi görünen birine rastladığımda, hep yanımda sakladığım o resmimi gösterip düşüncesini soruyordum. Gerçekten anlayışlı olup olmadığını bilmek istiyordum, ama böyle biri bana her zaman "bu, şapka" diye yanıt veriyordu.
Bunun üzerine boa yılanlarından, balta girmemiş ormanlardan, yıldızlardan değil, adama ayak uydurarak briçten, golften, politikadan, kravatlardan söz ediyordum. Ve bu büyük adam benim gibi bu derece mantıklı birini tanıdığı için çok mutlu oluyordu.
on 19 Ağustos 2011
Yalnız kendine inkarın
Sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın



http://fizy.com/#s/15pxx1
on 16 Ağustos 2011

"Düşüncelerinde bu kadar yürekli olan bir adam, yaşamda niçin bu kadar korkak oluyordu?"

Merak ediyorum.
on 11 Ağustos 2011
I set fire to the rain
And I threw us into the flames
When we fell, something died
'Cause I knew that, that was the last time, the last time...
on 14 Temmuz 2011

In your head they're still fighting, 
With their tanks and their bombs, 
And their bombs and their guns. 
In your head they are dying.

Do, or do not. There is no 'try'.

on 02 Temmuz 2011

One day Alice came to a fork in the road and saw a Cheshire cat in a tree. "Which road do I take?" she asked. "Where do you want to go?" was his response. "I don't know", Alice answered. "Then", said the cat, "it doesn't matter".
on 17 Haziran 2011
Gerginliklerden yoruldum.
Şu an, şu ruh hali içindeyken çok ağır geliyor.
Taşıyamıyorum.

Ağzımdan çıkan her kelimeden korkuyorum.
Suskunlaşıyorum.
"Başladık mı yine?"
Yine...

Yine.
Çok oldum ben bu aralar.
En iyisi susayım.
Böylece sert konuşamam.
Ve yine "seftenin sefi" olmaz.

Sırtımdakileri fırlatıp bir kenara,
Koşabilmek istiyorum.
Yine.
Evet, yine...
Tek ihtiyacım yalnız kalmamak.
Yalnız bırakılmamak.
Yine yalnızım ama işte...

Sınavlar bitince görüşmeye vakit olacaktı, sözde.
O da yalan.

Sanki her şey benim tersime işliyor.
Git gide inceliyor, kısalıyor her şey.
Ben güçlenmesini, uzamasını isterken.

Her gün yüzünü görebiliyor olmak teselli olmuyor ne yazık ki,
konuşmak istiyorum.
Vakit yok.
Hep evde.
Hep yalnız.
Boş.

Keşke "istersen gel" denilen olmasaydım.

Artık bitsin.
25'inde sınavdan çıkıp uyuyayım ertesi sabaha kadar,
26'sında yepyeni biri olarak uyanayım.

Bitsin her şey.
Vakit bitsin.

Halime duyduğum nefret:

on 16 Haziran 2011
O kadar bıktım ki bir senedir yaptıklarımdan. Alfabe harflerinden oluşan o 5 şıktan, doğruyu bulmak için binlerce gereksiz şey ezberlemekten, aklıma girmekte direnen tarih bilgileriyle bocalaşmaktan, her sabah kendimi derse oturtana kadar yaşadığım iç çekişmelerimden, etrafımdakilerin “Nasıl gidiyor?” sorularına gülümseyerek “Normal işte, nolsun…” diye cevap vermekten, sabahın 8’inde “Ders yap” diyen iç sesimi ancak gece 11’de susturabiliyor olmaktan, YGS’de olduğu gibi “küçükten büyüğe sırala, çakışan şıkkı işaretle” formülüyle soru çözen bir kesimin varlığından, disiplinli bir insan olamayışımdan, kendime bile söz geçiremeyişimden, 2 gün sonra sınavımın olduğunun hala kafama dank etmemiş olmasından, okulun son günlerinin tadını çıkaran arkadaşlarımın yanında benim ders yapmayacağımı bile bile kendimi eve kapatmak zorunda hissetmemden, sonunda bütün bu iğrenç ruh hallerimin bile boşa gidecek olmasından emin olmamdan, çalışmak istemeyi her şeyden çok istememden; ama bir türlü çalışmayı isteyemememden, çalışamıyor olmamdan, çalışmıyor olmamdan, çalışmak kelimesinden; hatta sırasıyla “ç”, “a”, “l”, “ı”, “ş”, “m”, “a” ve “k” harflerinin hepsinden nefret ediyorum.

Keşke; çalışmak, “Zeytindağı” eserinin Falih Rıfkı Atay’a ait olduğunu , ilk “Sultan” ünvanını alan Türk-İslam devlet adamının Gazneli Mahmut olduğunu ezberlememi, “Günlerin Getirdiği” ve “Günlerin Götürdüğü” adlı eserlerin farklı yazarını karıştırmamak için yüzlerce kez tekrar etmemi, Baki, Nefi, Nabi gibi hepsi birbirine benzeyen Divan yazarlarını ve içlerinden hangilerinin Divan’ı olmadığını ayıklamamı ve aklımda tutmamı, Falih Rıfkı Atay ve Refik Halit Karay’ın fonetik olarak benzeyen isimlerini karıştırmamak için minimum 15 dakikamı harcamamı isteyen ve Mauppasant tarzı öykünün olay öyküsü olduğunu “ Mauppasant’ın yazılışı çok olaylı.” cümlesiyle ezberlememizi sağlayan; ama kesinlikle bir örnek okumamızı yasaklayan, Aşık Veysel’i Türk halkına tanıtan adamın çok “kutsal” olduğunu söyleyerek Ahmet Kutsi Tecer olduğunu ezberlememizi isteyen, farklı illerdeki, farklı maden ocaklarının, ve madenlerin işlendiği tesislerin garip isimlerini bilmemizi gerektiren, kitap içeriği soruları için “Kitap özetleri” başlıklı bölümlerden baş karakterlerin isimlerini ezberlettiren bir fiil olmasaydı. O zaman belki gerçekten çalışkan biri olabilirdim.
on 13 Haziran 2011



yepyeni bir insanımız var
akıl yolundan öylesine uzaklar
aralarında hoş bir uyum var
ayıp değil mi, hiç mi umursamazlar?

altınlarınızı çaldılar
topraklarınızı verdiler
tarihi baştan yazdılar
iyi de bana ne?

insanlığımızı ezdiler
aydınlarımızı kestiler
ülkeyi çoktan sattılar
iyi de sana ne?

yepyeni bir insanımız var
düşünmeden ah, kardeşini boğazlar
laf aramızda, aslında tek bir sorun var
günah değilmiş memlekete olanlar

altınlarınızı çaldılar
topraklarınızı verdiler
tarihi baştan yazdılar
insanlığımızı ezdiler
aydınlarımızı kestiler
ülkeyi çoktan sattılar
iyi de sana ne?

-DUMAN

Tebrikler Türkiye!

on 12 Haziran 2011
1922'de kazandığı özgürlüğü, bastonuyla,terliğiyle kovalayarak kaçırmayı daha iyi başarabilecek bir toplum daha tanımıyorum. 1919'daki halimizden ne farkımız var lan? Hiçbir şey mi değişmez o günden bu yana?

Olalım sar-sar-sarhoş!

on 10 Haziran 2011


Derse oturmalıyım. 8 günüm var. Duman, mor ve ötesi ve Teoman dinliyorum. Ama en iyi hissettireni Duman galiba. Böyle kıpır kıpır, hoplamalık zıplamalık, kendini kaybetmelik, isyan edip, çığlık atıp, patlamalık :)
Haydi babam coş,
Burda müzik hoş,
Gerisi bomboş,
Olalım yine sar-sar-sarhoş :)

"Aaa!"

on 06 Haziran 2011

Dikkat çekmek: Her daim "Ben buradayım!" mesajı vermektir. Kimileri sözle, kimileri davranışla bu mesajı verir. Belli bir noktaya kadar anlayışla karşılanabilir. Her insan evladı görünür olmak ister.
on 04 Haziran 2011


I'D RATHER BE A COMMA THAN A FULL STOP Coldplay
on 27 Mayıs 2011
"Üniversitenin de, dünya yüzünde hazine filan biriktirmek için kurulmuş, her şeyi önceden belli, boş ve anlamsız yerlerden biri olduğu fikrine taktım kafayı... Hazine dediğin, para olmuş, mal mülk olmuş, hatta kültür ya da düpedüz bilgi olmuş, ne fark eder ki? Bütün bunlar, ambalajını açarsan eğer, tamamen aynı şeymiş gibi gelmeye başladı bana." J.D.Salinger

on 26 Mayıs 2011
"İçki kötülüklerin anasıdır" diyen Bakan Eroğlu'na, "Ana gibi yar olmaz." diyesim geliyor; ama "Allah analı babalı büyütsün." diyip susuyorum.
on 24 Mayıs 2011

Questions are asked,
And I have faced:
Ignored realities are the ones,
Transforming dreams into nightmares.


Böyle olsam...

on 21 Mayıs 2011







Hatta Teoman'ın klibinde oynasam...

on 20 Mayıs 2011
Anneannem harika bir sistematiklik ve uyum içinde, 2 adımda bir "ıah" şeklinde bir ses çıkarıyor. Yaşlılık zor iş...



Uzun zamandır Grey's Anatomy izlemedim. Özledim.

Sadece paylaşmak istedim.

Last Week

on 08 Mayıs 2011


Lisenin son haftası.
Vay be...
Son 3 sınav.
Son Pazar Sendromu.
Son quizler.
Son teneffüsler.
Son çıkış kağıtları.
Son sözlü notları.
Son bayrak töreni.
Son hafta işte; bitti!

Peki ya sonrası?
(Bilinmezlik.)

Ve oldukça sıkı çalışılması gereken bir ay var.
LYS bittikten sonrası asıl bilinmezlik.
on 06 Mayıs 2011
Fikir suçları,
İdam cezaları,
Radyasyon meselesi,
Ateistler, yeşiller...

Hor görülen cinsler,
Yıkılan "ucube"ler,
Mod medyanlı şifreler,
Yasaklı siteler...

Bize gereken,
ACİL DEMOKRASİ!

http://fizy.com/s/1ahu7u

Geçen geçmiş, kalan kalmış :)

on 03 Mayıs 2011
Kurcalama geçmişi,
Geçmekten türemiş zaten; geçmiş gitmiş işte...
Biliyorum ne hissettiğini;
Ame ben seni seviyorum şanslı bıdık,
Sakın unutma :)
"Seninim." dedim; değişmez ki bu,Yüzünde yorgun rüzgarlar var...Önemlisin çok; senin dünle, yarınla ne işin var?


Gece - "Ben Öldüm"  musicplay

Uyku vakti :)

on 28 Nisan 2011


En iyisi...

Bueños noches!

İnsanlık idam edildi.

on 26 Nisan 2011
Başbakan beğenmedi, "ucube" dedi.
İnsanlık Anıtı bu gün giyotine gitti.
Ya yarın bizi beğenmezse?


"Ödül aldığım için sevinemiyorum. Zira AKM hala kapalı. Muammer Karaca tiyatrosu 5 yıldızlı bir otele çevrilmek isteniyor. Başbakan istedi diye heykeller yıkılıyor. Sanatçılara saldırılıyor. Yayımlanmamış kitaplar bomba gibi toplatılıyor. Çok değerli gazeteciler ve yazarlar cezaevinde tutuluyor." - Genco Erkal
"Ben sana 'orada bir şey yapmadım' demedim ki..."
İşte en çok acıtanı bu.

Bunun haricinde;
Canım bu kadar yanmamalıydı.
Demek ki 'anlayışlı kız' olmaya biraz daha yolum var.

Bilinçaltıma bir kaç görüntü daha girdi.
Şimdi:
Konu kapanıyor, elini çeken oynamıyor!


YandaşGeçirmeSınavı Olaylarına:

on 24 Nisan 2011
" Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki, biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak. "




on 09 Nisan 2011

The child is grown,
The dream is gone.
I have become comfortably numb.

40 yıllık hatır mı? Hiç sanmıyorum.

on 26 Mart 2011
Şu güzel Cumartesi günü, evde YGS eşyalarımdan kurtulma operasyonu gerekleştirirken, birdenbire kapı çaldı. AKP kahve dağıtıyormuş. Ay canım yerim ben onları. Ne kadar şirin ve düşünceliler...

Ortaçağda güçlü kilise tarafından başlatılan ve Hitler zamanında yine popüler olan kitap katletme modasını yeniden gündeme getirişlerini unutturma çabası mıdır bu, bilemedim.

Wherever they burn books they will also, in the end, burn human beings.—Heinrich Heine

Umarım, ama gerçekten umarım, bir kahve için 40 yıl bir padişah kondurmazlar başımıza.

"Güldürüyosun beni işte, daha ne?"

on 03 Mart 2011
Hiçbir şey konuşmasam ve sadece boş boş gülsem de anlatmaktan yorulmadığın için,
Sıkı giyinmem konusunda beni baba gibi azarladığın için,
Beni hayatımın ilk maçına götürüp, GS'dan "bi cacık" olmayacağını kanıtladığın için,
Ders çalışmama yardım ettiğin için,
Dövmemi yaptırırken yanımda olduğun için,
Teoman konserinde, sahneyi bile görememem ile dalga geçtiğin için,
Yemek hazırlayıp, karnımı doyurduğun için,
Benimle kantine kadar indiğin için,
GS'nin yediği golleri, futbolcunun ismi ve dakikasıyla mesaj atarak eğlenebileceğim biri olduğun için,
Bu mesajlara sinir olduğun için,
11'de evden çıkıp, ancak12'de beni eve bıraktığın için,
Sınıfıma "sefte" diye girip beni uyandırdığın için,
Küçükken arabalarla olan yakın dostluğun için,
"Uyuya kaldım ilk Rey.i al" mesajlarını bana da ilettiğin için,
Yarın okulda fizik çalışacağın için,
Eldivenlerimi kaybettiğin için,
Gözlüğünü kırdığım için,
Ölü gibi olduğum zamanlarda bile yüzüme bakabildiğin için,
Rüyanda beni Pascal Nouma'yla evli gördüğün için,
Göbeğimi çok sevdiğin için,
Sana iki bisiklet taşıttırıp arkadan seni gülerek izlediğim için,
Karın kaslarımı kıskandığın için,
Benim yanımda dilinden baloncuk atmadığın için,
Yakında oturduğun için,
Ben istemesem bile sokağın içine kadar girip beni bıraktığın için,
Sarhoş olup benimle konuştuğun için,
Kapı önü sohbetlerimden sıkılmadığın için,
"Ölüm" dediğim an bana kötü kötü baktığın için,
Konçerto isimlerini ezbere bildiğin için,
"Gitme, sana muhtacım; gözümde nursun, başımda tacım..." gibi Zeki Müren şarkılarını bana öğrettiğin için,
Sürekli "Kim" dememe sinir olduğun için,
10 kat giyinip yinede hasta olmayı başarabildiğin için,
3 metre uzağından nefes alıp almadığını anlayabildiğim için,
İnternet sitelerimin arasına webaslan.com'u eklediğin için,
Bizim evin ıspanağını beğenmemiş olmana rağmen yediğin için,
Telefonda benimle gerindiğin için,
Sürekli ödemeli attığın için,
Kulakların üşüdüğü için,
Bulduğun her Nutella'yı parmakla yeme alışkanlığın olduğu için,
"İşin gücün zarar" olduğu için,
Küçüklük videolarını bana yolladığın için,
Nirvana Burning'in kim olduğunu bilmemi sağladığın için,
Orjin köfteye yaklaşmama izin vermediğin için,
Çocukluk resmimi arka plan yaptığın için,
Şu an ders yapabildiğin için,
Blogumdaki "Önceki Kayıtlar"ı daha önce fark etmediğin için,
Sana olan yazıyı bulamadığın için,
Ve başka bir sürü şey için seni çok seviyorum :)

Boooring.

on 01 Mart 2011
Paloma Faith- New York
Adele- Rolling in the Deep
Glee Cast- Halo & Walking on Sunshine

Bunları dinliyorum.
Tekrar, tekrar, tekrar...
Dans etmek istiyorum.
Ders yapıyorum.

Hayat müziksiz çok sıkıcı olurdu.
Özellikle de okul hayatı.

Her neyse, Renkli ve yanındaki Kısa Saçlı Kız, iyi geceler :)
Bu  minik yazım size olsun.
 

Borderless Dreamer Design by Insight © 2009